Story Mode Ne Demek? Geleceğe Dönük Bir Bakış
Günümüzün hızla değişen dünyasında bir şeylere adapte olmak, bazen geçmişe dönüp bakmayı gerektiriyor. Teknoloji, özellikle de dijital platformlar, hayatımızın her alanını yeniden şekillendiriyor. Peki, bu hızla ilerleyen dijital dünyada, “story mode” gibi bir kavram hayatımızı nasıl etkiliyor? Ben de, 28 yaşında, teknolojiye meraklı ve geleceğini sürekli sorgulayan biri olarak bu soruyu kendi hayatım üzerinden değerlendirmeye başladım. Acaba story mode ne demek? 5-10 yıl sonra günlük hayatımızı, işimizi, ilişkilerimizi nasıl etkiler?
Story Mode Ne Demek? Kısa Bir Tanım
Story mode, en basit tanımıyla, hayatı ve dünyayı hikaye anlatma biçiminde yaşamak demek. Videolarda, oyunlarda ya da sosyal medyada gördüğümüz, her şeyin bir hikaye etrafında şekillendiği bir format. Bu format, aslında insan beyninin işleyişine çok yakın bir şey: Her gün bir hikaye yaratmak. 2020’li yılların başından itibaren, dijital içerikler, oyunlar, sosyal medya paylaşımları hep hikayeleştirilmiş şekilde karşımıza çıkıyor. Zaten hepimiz biliyoruz ki, insanlar doğal olarak hikayeleri daha iyi hatırlıyor. Bir ürün ya da hizmetin tanıtımında hikaye anlatımı ne kadar etkiliyse, gelecekte yaşam şeklimizin de ne kadar bir hikaye etrafında şekilleneceğini düşünmek kaçınılmaz.
Story Mode: Gündelik Hayatımızda Ne Anlama Geliyor?
Şu anda bir akşam üstü, Ankara’da bir kafede oturup, geleceği düşünerek yazıyı kaleme alıyorum. Ama bir yandan da kendime soruyorum: Peki, ya 10 yıl sonra hayatım bir hikaye gibi mi şekillenecek? Şu anda dijital cihazlar ve platformlar hayatımızı hızla ele geçiriyor. Instagram, YouTube, TikTok… Her biri, birer mini hikaye platformu. Kendimizi birer karakter olarak tanıtıyoruz. Paylaşımlarımız birer bölümü oluşturuyor, bu bölümler ise zamanla birer hikayeye dönüşüyor. Hadi, biraz daha ileriye gidelim. 5-10 yıl sonra, hikaye anlatımı yalnızca sosyal medya ile sınırlı olmayacak. Belki de gerçek dünyada bile, insanlar her anlarını birer hikaye gibi yaşayacaklar. Bir tür “story mode” evresine geçiş yapacağız.
Şu anda elimizdeki teknolojilerle oluşturduğumuz içerikler, bizim sosyal kimliğimizi inşa etmemize yardımcı oluyor. Ama bu, sadece dijital bir varlık oluşturmakla sınırlı değil. Gerçek yaşamda da benzer bir trend oluşabilir. Yani, belki de ilişkilerimiz, kariyerimiz ve günlük rutinlerimiz birer hikaye formatına bürünecek. İş görüşmelerinde, sevdiklerimize gönderdiğimiz mesajlarda, hatta yemek siparişlerimizi verirken bile, her şey bir anlatının parçası olacak.
5-10 Yıl Sonra: Story Mode’un İş Dünyasına Etkisi
İş dünyasına dair düşüncelerim de pek farklı değil. Birçok iş, şimdiden dijital ortama taşındı. Freelance çalışma, uzaktan işler ve dijital pazarlama, bu işlerin başında geliyor. Ama ya 5 yıl sonra işler daha da değişirse? Bir yazılım geliştirici, pazarlama uzmanı ya da tasarımcı olmak isteyen biri, “story mode” sayesinde bir kariyer yolculuğu yaratabilir. Yani, iş görüşmelerinde kendimizi sadece özgeçmişle değil, bir hikayeyle anlatabileceğiz. Kendimizi bir karakter olarak tanıtabileceğiz. Bu durum, bence bir yandan heyecan verici, diğer yandan ise biraz kaygı verici. Çünkü bu yeni düzenin ne kadar yerleşeceğini bilmiyoruz.
Bir yandan da şunu düşünüyorum: Ya bu hikayeye dayalı yeni düzen, insanları birer ‘performans’ haline getirirse? İş hayatında her anımız, bir gösteriye dönüşebilir mi? İnsanlar, sadece bir işyerinde çalışmakla kalmayıp, o işin hikayesini de sürekli anlatmaya başlamaz mı? Herkesin kendi hayatını bir “marka” haline getirmesiyle, belki de insanlar sürekli birer performans sergileyecek ve bu, kişisel hayatlarımızı etkileyecek. Örneğin, artık işlerimizi sadece bir iş olarak değil, birer hikaye gibi sunmak zorunda kalabiliriz.
Story Mode ve İlişkiler: Gerçek mi, Yalnızca Bir Anlatı mı?
İlişkiler tarafında ise, durum daha da karmaşık hale geliyor. Şu anda bile, sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflar, anılar ve hikayeler, ilişkilerimizi belirliyor. Ama ya 5 yıl sonra ilişkiler tamamen bir “story mode” üzerine mi kurulacak? Birinin hayatındaki yerimizi belirlemek, “Story mode” sayesinde daha da kolaylaşacak mı? Artık her şey, sosyal medya hesaplarımızdan ya da dijital platformlardan takip edilecek. Anlaşılabilir olan şu ki, ilişkilerimiz de dijital bir hikayeye dönüşecek. Ama bu süreç, kimliklerimizi ne kadar değiştirecek?
Bir yandan umutluyum, çünkü teknolojinin sunduğu imkanlarla daha şeffaf, daha açık ilişkiler kurabileceğiz. Ama diğer yandan da kaygı duyuyorum. İlişkilerimizin de hikayeleşmesi, onları belki de daha yüzeysel hale getirebilir. O kadar çok “görünür” olacağız ki, aslında kim olduğumuzu kaybedebiliriz.
Sonuç: Story Mode’un Gelecekteki Rolü
Sonuç olarak, story mode ne demek sorusunun cevabı, gelecekte hepimizi daha çok etkileyen bir kavram haline gelecek. Şu anda yalnızca dijital platformlarda gördüğümüz bu etkileşim, belki de 5-10 yıl sonra hayatımızın her alanına sirayet edecek. Bir bakıma bu, insanlık için yeni bir evrimsel aşama olacak. Ama aynı zamanda, her şeyin bir hikaye haline gelmesiyle birlikte, gerçeklikten uzaklaşma ihtimali de artıyor. Kendi hayatımda, bu değişimi nasıl karşılayacağım ve bu yeni “story mode” dünyasında kim olacağım, şimdilik kesin olmasa da, şüphelerim var. Ama belki de bu belirsizlik, geleceği daha da ilginç kılıyor. Kim bilir, belki de bir gün hepimizin hayatı, her anı bir hikayeye dönüşen o “story mode”u yaşamak olacak.