Kayseri Havalimanı’nda Havaş Var mı? Bir Bilet, Bir Bavul ve Fazla Düşünen Bir Zihin Hikâyesi
Pofs takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Kayseri havalimanı’nda havaş var mı” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.
Hayatta bazı sorular vardır ki insanı gecenin üçünde tavana bakarken bulur. “Acaba yarın yağmur yağar mı?”, “O mesajı biraz geç mi gönderdim?” ve tabii ki: Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı?
Ben İzmir’de yaşayan, sürekli “ben niye bunu düşündüm şimdi?” diye kendi kendime trip atan biriyim. Uçağa binmeden önce bile uçuşu değil, havaalanından şehir merkezine nasıl gideceğimi düşünürüm. Çünkü dürüst olalım, mesele sadece Kayseri’ye gitmek değil; mesele o bavulla birlikte “medeniyete dönüş yolculuğu”.
Ve işte bu yazı, o yolculuğun tam ortasında, Havaş’ı ararken zihnimde dönen komik ama fazla gerçek düşüncelerin toplamı.
Havalimanı Çıkışı: İnsanlığın Küçük Kaos Alanı
Kayseri Havalimanı’na indiğin an, o klasik sahne başlar. Kapıdan çıkan herkesin yüzünde aynı ifade:
“Ben neredeyim ve şimdi ne yapacağım?”
Ben de aynı moddayım. Bavul elimde, telefon elimde, Google Maps açık ama aslında hiçbir şey net değil.
İç sesim:
— Tamam, sakin ol. Önce çıkış. Sonra ulaşım. Sonra hayat.
Dış sesim:
— Abi Havaş nerede ya?
Ve işte o kritik an geliyor: Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı? sorusu beynimde yankılanmaya başlıyor. Sanki bu soru çözülürse hayatımın geri kalanı da çözülcekmiş gibi bir his.
Havaş Gerçeği: Umut mu, Navigasyon mu?
Havaş, Türkiye’de bir tür “yarı efsane yarı gerçek” ulaşım yöntemi gibi. Herkes var diyor ama kimse tam emin değil gibi hissettiriyor.
Ben de Kayseri’de aynı kafa karışıklığı içindeyim.
Birine soruyorum:
— Havaş var mı?
Cevap:
— Var gibi ya… orada bir yerde.
“Var gibi” ne demek ya? Ben de “hayat var gibi ya” diyebilirim ama kimse bunu ulaşım planına yazmaz.
İşte tam bu noktada insan kendi içindeki organizatörle yüzleşiyor. Benim iç organizatörüm biraz panik ataklı:
— Taksi mi alsak?
— Yok yok pahalıdır.
— Servis?
— Havaş var mıydı ya kesin?
— Google bak?
— İnternet çekmiyor.
Klasik.
İzmirli Bir Beynin Kayseri Havalimanı Testi
İzmir’de büyüyünce insan biraz rahat yetişiyor. “Bir şekilde hallederiz” kültürü var bizde. Ama Kayseri’ye inince sistem değişiyor.
Burada işler biraz daha “net bilgi” istiyor. Ama benim beynim net bilgi üretmiyor, sadece ihtimaller üretiyor.
— %60 Havaş var
— %30 yok ama shuttle vardır
— %10 sen yürüyerek şehre gideceksin
O %10’luk ihtimal bile bavulun ağırlığını artırıyor, anlamadığım bir şekilde.
Gerçek Hayat Sahnesi: Durak Arayışı
Terminalden çıkıyorum. Etrafı süzüyorum. İnsanlar sanki bir şey biliyor gibi yürüyor, bu beni daha da geriyor.
İç ses:
— Onlar biliyor. Sen bilmiyorsun.
Dış ses:
— Pardon, Havaş nerede?
Bir görevli gösteriyor:
— Şu tarafta olabilir.
“Olabilir” kelimesi… insan psikolojisinin en büyük sınavı.
Ve evet, burada asıl mesele sadece Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı? sorusu değil. Asıl mesele, insanın “belirsizlikle barışma testi”.
Havaş’a Giden Yol: Küçük Bir Sosyal Macera
Nihayet bir minibüs, bir tabela, bir kalabalık görüyorum. İçimde bir umut çiçeği açıyor.
Ama sonra klasik Türkiye sahnesi:
— Abi bu Havaş mı?
— Yok kardeşim o başka servis.
İşte burada insanın içindeki sabır barı azalıyor. Ama aynı zamanda hafif bir komedi başlıyor.
Yanımda biri:
— Sen de mi Havaş bekliyorsun?
— Evet.
— Ben de.
Bir anda “bekleyenler kulübü” oluşuyor. Ortak kader birliği.
Bekleme Alanında Hayat Üzerine Fazla Düşünmek
Beklerken insan düşünür. Çok düşünür.
Ben düşünüyorum:
“Acaba hayat da böyle bir şey mi? Hep bir servisi bekliyoruz ama yanlış servise mi biniyoruz?”
Sonra kendime kızıyorum:
— Kardeşim sen sadece şehir merkezine gideceksin, felsefeyi bırak.
Ama olmuyor. Havaş beklemek bile bende varoluşsal sorgu açıyor.
Havaş Geldi mi? Geldiyse Nereye Gidiyor?
Bir süre sonra bir araç geliyor. Kalabalık hareketleniyor. Herkesin gözünde aynı soru:
“Bu mu?”
Benim gözümde aynı soru: Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı? sorusunun cevabı bu mu?
Bir görevli:
— Şehir merkezine gidiyor.
Tamam. İşte bu cümle hayat kurtarır. Netlik budur.
İç ses:
— Aldık. Kazandık. Yaşasın belirsizlik bitti.
Dış ses:
— Bavul nerede?
Çünkü tabii ki bir şey eksik olacak.
Yolculuk Başlıyor: Minibüste Sessiz İnsanlar Kulübü
Havaş ya da benzeri servis artık hareket halinde. İçeride bir sessizlik var ama o sessizlik bile konuşuyor gibi.
Yanımdaki teyze:
— İlk defa mı geliyorsun?
— Evet.
— Kayseri soğuktur.
Teşekkür ederim teyze, ben zaten hayatın soğukluğunu yeni çözmeye çalışıyordum.
Pencere dışına bakıyorum. İçimde küçük bir zafer:
“Evet, doğru yere gidiyorum.”
Ama beynim hâlâ şunu soruyor: Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı?
Sanki cevap sadece “evet” değil, “hayatın sırrı” gibi.
İç Sesin Tiyatroya Dönüştüğü An
İç sesim artık tek kişi değil, tam bir tiyatro kadrosu:
— Organizasyon Direktörü: “Plan işe yaradı.”
— Şüpheci: “Ya yanlışsa?”
— Rahat Tip: “Boş ver ya, gidiyoruz işte.”
— Panikçi: “Dönelim mi?”
Ben sadece camdan bakıyorum, hepsi içeride kavga ediyor.
İzmir’den Kayseri’ye: Kültürel Mini Şok
İzmir’de her şey biraz “akışına bırak”tır. Kayseri’de ise biraz daha “net ol” havası var.
Bu farkı Havaş bile hissettiriyor gibi.
İzmir’de:
— Servis gelir mi?
— Gelir ya.
Kayseri’de:
— Havaş var mı?
— Net bilmiyorsan sıkıntı.
Bu yüzden Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı? sorusu sadece bir ulaşım sorusu değil, aynı zamanda bir zihinsel adaptasyon sorusu.
Varış: Küçük Bir Zafer Hissi
Şehir merkezine yaklaştıkça içimde garip bir rahatlama oluyor. Sanki bir oyun level’ını geçmişim gibi.
“Tamam,” diyorum kendi kendime, “Havaş meselesi çözüldü.”
Ama asıl fark ettiğim şey şu:
Ben aslında Havaş’ı değil, kontrol hissini arıyormuşum.
Hayat bazen sadece bir servis bekleme alanı gibi. Kimi zaman yanlış yerde bekliyorsun, kimi zaman doğru yerde ama sabırsızsın.
Son Söz Gibi Değil, Yol Üstü Bir Düşünce
Bavulun tekeri asfaltla temas ederken şunu düşünüyorum: Belki de asıl mesele “Kayseri havalimanı’nda Havaş var mı?” sorusunun cevabı değil.
Asıl mesele, o soruyu sorarken bile insanın içinde başlayan küçük kaos.
Ve garip bir şekilde, o kaos olmadan yolculuk da eksik kalıyor.
Çünkü insan biraz kaybolmadan, doğru yolu bu kadar net hissedemiyor.